TÜRKMENLER ADALET İSTİYOR
FORUM - 2 Aralık 2004
Mimarlar, İlimadamları ve Mühendisler Derneği ile Columbia Üniversitesi Türk Öğrenciler Birliği tarafından ortak olarak düzenlenen "Türkmenlerin Demokratik ve Birleşik Irak'taki Kritik Rolü" konulu konferansta bölgede yaşanan gelişmeler ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.
Kısa adı MİM olan Mimarlar, İlimadamları ve Mühendisler Derneği ile Columbia Üniversitesi Türk Öğrenciler Derneği tarafından ortaklaşa düzenlenen "Türkmenlerin Demokratik ve Birleşik Irak'taki Kritik Rolü" konulu konferansa savaş muhabiri, Kanada'lı gazeteci Scott Taylor, Irak Türkmen Cephesi Amerika Temsilcisi Orhan Ketene, Irak Milli Türkmen Partisi Kurucusu Muzaffer Arslan, T.C. Dışişleri Bakanlığı danışmanlarından Yücel Güçlü, Irak Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği eski başkanı Mahir Nakip ve Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi yetkililerinden, gazeteci Ümit Özdağ konuşmacı olarak katıldı.
MİM eski başkanlarından Erhan Atay'ın yönettiği toplantıda açılış konuşmasını yapan MİM Başkanı Dr. Ali Koçak, Irak'ın en büyük üçüncü etnik kökeni olan Türkmenlerin ABD başta olmak üzere tüm ülkeler tarafından tanınmasını ve desteklenmesini istedi. Türkmenlerin bu topraklarda bin yıldan buyana yaşadıklarının altını çizen Koçak, Irak'ta ilk hastanelerin, okulların ve camilerin Türkmenler tarafından kurulduğuna dikkat çekti. ABD'nin Irak'a demokrasi girişimine saygıyla baktıklarını, ancak Türkmen varlığının yeterince tanınmamasından rahatsızlık duyduklarını söyleyen Dr. Koçak, bölgede barışın tesis edilebilmesi için Türkmenlere adil bir şekilde davranılması gerektiğini anlattı.
Daha sonra söz alan konuşmacılardan Yücel Güçlü ise Türkmenlerin yaşadığı bölgelere ilişkin istatistik bilgileri sundu. "Türkmenler ve Kerkük" başlıklı konuşmasında bölgede yaşanan olaylara değinen Güçlü, Türkmenlerin bu bölgedeki yaşamları hakkında bilgiler verdi.
Erciyes Üniversitesi öğretim görevlilerinden Mahir Nakip de Kerkük'ün kimliği hakkında yaptığı konuşmasında Kürtler'in Kerkük'lü olmadıkları halde burada bulunan zengin petrol yatakları nedeniyle hep bu bölge ile ilgilendiklerini aktardı. Saddam'ın kendi döneminde bölgeye arap nüfusunu göndererek Kerkük'ü araplaştırmak istediğini söyleyen Nakip, Kerkük'ün tamamen Türkmenlere bırakılmasını talep etmediklerini, ancak eşit ve adil bir paylaşımın olması gerektiğini ifade etti. Kürtler'in, Kerkük'ü hayali Kürdistan Cumhuriyetinin kalbi olarak gördüğünü dile getiren Prof. Nakip, "Söylesinler bakalım. Kaç kürt gazeteci, sanatçı veya sporcu Kerkük'de doğmuş?" şeklinde konuştu.
Irak Milli Türkmen Partisi Kurucusu Muzaffer Arslan da yaptığı konuşmada Türkmenlerin her zaman Irak'ın toprak bütünlüğüne saygılı olduğunu ifade ederek, Türkmenlerin, eğitim düzeyleri yüksek, politik baskılardan yılmayan, demokrasiye inanmış insanlar topluluğu olduğunu söyledi. Türkmenler'in Irak'ın din veya etnik sebeplerle bölünmesine asla destek olmayacaklarını anlatan Arslan, Türkmenler'in Irak'ta geçmişte tüm etnik kökenlerin çektiği sıkıntıları bildiğini ve herkesin şapkasını önüne koyarak gerçekçi planlar ve paylaşımlar üzerinde çalışması gerektiğini anlattı. Arslan ayrıca Irak'ın yeni anayasasının demokratik, tüm etnik kökenleri kapsayan, yeni fırsatlar doğuran, herkese saygılı ve adil bir anayasa olması gerektiğini sözlerine ekledi.
Son Irak ziyaretinde teröristler tarafından rehin alınan ve 5 gün boyunca sorgulanıp işkence gören Kanadalı gazeteci Scott Taylor da dehşet günlerini ve Türkmen bölgesinden edindiği izlenimleri anlattı. Kanada halkının yüzde 80'inin Irak savaşına karşı olduğunun altını çizen Taylar, Amerikan medyasında anlatılanlarla Irak'ta yaşananların ayrı ayrı şeyler olduklarını dile getirdi. Taylor Kuzey Irak'taki günlerinde Mesut Barzani ve adamlarının Türkiye'den Irak'a giren arabaları tek tek kontrol ettiklerini gözleriyle gördüğünü anlatarak, "Talabani ve Barzani orada kendi güçlerini ve birliklerini kurmuşlar, kimseyi dinlemiyorlar" şeklinde konuştu. Amerika'nın Irak'ta savaşı kaybettiğini ve Başkan George Bush'un Ameri-kan halkını kandırdığını ifade eden Taylor, "Amerika, Barzani ve Talabaniyi kontrol edebilmek için bölgeye en az 40 bin asker göndermek zorunda. Burada kurulması planlanan Kürdis-tan devletine Türk hükümeti asla izin vermez. Böyle bir plan yapılırsa o bölge çok karışır. Türkmenlerin de bölgedeki varlıklarını her zaman dile getirmeleri gerekiyor" diye konuştu.
Irak Türkmen Cephesi Amerika Temsilcisi Orhan Ketene ise Kerkük'te kirli oyunların oynandığını söyleyerek, savaştan önce vaad edilenler ile bugüne kadar yapılanların birbirinden farklı şeyler olduğunu dile getirdi. Irak'ın petrol gelirlerinin yüzde 40'ını karşılayan Kerkük üzerine, kürtlerin kötü planlar kurduklarını anlatan Ketene, "1,200 yıldır o topraklarda yaşayan Türkmenlere bölgeye 20-30 sene önce gelmeye başlayan Kürtler 'Kürdistan'ın bir parçası' olmayı teklif ediyorlar. Azınlığın azınlığı olmamız asla kabul edilemez. 1959'da Saddam yönetiminin yaptığı soykırım Kürtlerle Türkmenlerin ayrılış noktasıdır. Bu tamir edilebilir ve edilmelidir. Biz buna varız ve orta yol için her zaman masaya oturmaya hazırız." şeklinde konuştu.
Son konuşmacı Ümit Özdağ ise Amerikan Türk diplomasi ilişkilerini değerlendirdiği konuşmasında Türkiye'nin Amerika askerlerinin konuşlanmasının meclisde reddedilmesinden sonra iki ülke ilişkilerinin gerildiğini hatırlattı. Özdağ ayrıca Türkiye'nin 5,000 askerinin Kuzey Irak'ta PKK'nın ayaklanmalarını bastırmak için konuşlandırıldığını, ancak bu birliğin faaliyetleri hakkında bilgisi bulunmadığını ilave etti.
Misafirlere çeşitli pastalar ile kahve ve soğuk meşrubat servisinin yapıldığı konferans izleyicilerden gelen soruların konuşmacılar tarafından cevaplanması ile sona erdi.